Kültür / Sanat

Dünyayı sarsan düşünürün hayatı ve eserleri

Karl Marx
Karl Marx

Karl Marx, 19. yüzyılda yaşamış en büyük düşünürlerden birisidir.

Hayatı boyunca yaşadığı toplumu, bu toplumdaki eşitsizliği ve kapitalizmi derinden incelemiştir.

Karl Marx Das Kapital isimli kitabıyla günümüzün piyasasını şekillendirmiştir. Das Kapital aynı zamanda tüm dünyada İncil’den sonra en çok okunan ikinci kitaptır.

Karl Marx’ın kapitalizm anlayışı

Marx’ın yaşadığı dönemde kapitalizm için ‘vahşi kapitalizm’ tanımı sıkça yapılmaktadır.

Çünkü bu dönem içinde sendika ve işçi hakları gibi konuların gelişmediği, toplumsal eşitsizliğin had safada olduğu, sermaye sahipleri tarafından maksimum kârın hedeflenildiği bir dönemdir.

Toplumsal eşitsizliğin bu derece yaygın olması ve bir tarafın tamamen her şeyi kazanırken diğer taraftakilerin zar zor geçinmesi Marx’ın kapitalizmi incelemesinde önemli bir neden olmuştur.

Marx incelemeleri sonucunda toplumsal eşitsizliğin tarihine, kapitalizmin bu eşitsizlikteki rolüne ve toplumsal eşitliğin tek bir ideolojiyle yıkılabilmesinin mümkün olacağına kanaat getirmiştir.

Karl Marx felsefesi

Marx toplumsal eşitsizliğin insanlık tarihinde farklı isimlerle her zaman göründüğünü saptamıştır. Ayrıca Marx’a göre bu eşitsizlik genellikle hep bir ikilem seklinde devam etmiştir.

Örneğin toplumsal eşitliğin ilk somut dönemlerinde toplumsal eşitsizlik efendi-köle karşıtlığı olarak kendisine vücut bulmuştu.

Ortacağ dönemi ile birlikte toplumsal eşitsizliği oluşturan karşıtlık feodal-çifçi ikilemi üzerinden devam etmiştir.

Marx’ında yaşadığı dönem olan sanayi toplumlarına geldiğimizde ise toplumsal karşıtlık, sermaye sahibi-işçi ikilemine evrilmiştir.

Karl Marx’a göre toplumsal eşitsizliğin tarihi insanlık tarihi kadar geriye gitmektedir.

İnsanların avcı-toplayıcı olarak yaşadıkları dönemlerde, eşitsizlik kas gücü en fazla olandan en aza olacak şekilde gidiyordu.

Ancak tarımsal toplumların oluşmasıyla birlikte eşitsizliğin hem yöntemi değişti hem de bu eşitsizlik katlanarak arttı.

Tarımsal toplumlarda artık tabakalaşma, bireylerin kas gücüne göre değil sahip oldukları mülkiyetlere göre şekilleniyordu.

Ayrıca toprağın işlenmesi ve bakımı gibi süreçler yoğun emek gücü gerektirmiştir.

Marx’a göre bu durum tarihte ilk defa ve etkilerinin gününüze kadar dayandığı köle sınıfının doğmasına neden olmuştur.

Karl Marx Alman ideolojisi 

Karl Marx: Eşitsizliğin Kapital ile perçinlenmesi

Marx, tarihte hep bir karşıt ikilem olarak karşımıza gelen toplumsal eşitsizliğin kapitalizm ile körüklendiği sonucuna varmıştır.

Çünkü eski dönemlerin aksine üretimden dolayı oluşan pasta çok büyümüş, buna rağmen bu büyüyen pastanın gercek sahibi kendisine neredeyse hiçbir pay hakkı alamaz hale gelmiştir.

Kapitalizm ile birlikte yalnızca üretimin paylaşım adaletsizliği değil çalışma saatlerindeki koşullar da ortaçağdan daha kötü bir konuma gelmiştir.

Marx’ın yasadığı dönemde çocukların bile 12 saatten daha uzun süre çalıştırıldığını gözlemlemiştir.

Bu dönemde İngiltere’deki ortalama ömür yaklaşık 30 yılı geçmiyordu. (genel kültürden kalma bilgiler, kaynak buluruz)

Sanayi toplumlarında görülen böylesi bir eşitsizlik, Marx’ın kapitalizme büyuk elestiriler getirmesine neden olmuştur. Karl Marx artı değer konusuna da oldukça büyük önem vermiştir.

Ayrıca Marx kapitalizm ile percinlenen bu eşitsizliğin çok uzun sürmeyeceğini ve İngiltere’de ya da baska bir gelişmis sanayi ülkesinde bir ‘devrim’in yaşanacağına işaret ediyordu

Karl Marx, Devrim, Esitsizliğin Sonu ve Sinemadaki etkileri

Sanayi toplumlarından birinde bir devrim yaşanacağını ve bunun geri kalan tüm sanayi ülkelerine yayılacağını düşünen Marx, devrim sonraki ideolojinin de nasıl bir ideoloji olması gerektiğini kitabında anlattı. (Das Kapital)

Marx’a göre, tarihten beri süre gelen bu eşitsizlik tek bir ideoloji ile son bulabilirdi. Marx’ın güvendiği ideoloji komünizimdi.

Marx‘ın ideolojisine göre komünizm sayesinde tüm bu toplumsal eşitsizlikler son bulabilirdi.

Bu inanış sinemada da gecmisten günümüze etkisini göstermişti.

Marx’ın fikirlerinden etkilenen ya da toplumsal eşitsizligi kendisine dert edinen coğu yazar ve yönetmen bu konuları kendi eserlerinde işlemişlerdir.

KARL MARX VE ORTACAGDAKI TOPLUMSAL ESITSIZLIK

Marx görüşlerinin devamında, tarım toplumlarının oluşumuyla birlikte bambaşka bir boyuta evrilen toplumsal eşitsizliğin, ortaçağdaki Feodal-çifçi sınıfıyla daha da perçinlendiğini söyler.

Marx, ortaçağ dönemini anlatırken feodallarin, geniş arazilere ve birçoğunun yüzlerce çifçiye sahip olduğunu belirtiyor.

Feodallerin malları olarak görülen çifçiler, ne kadar emek harcarlarsa harcasınlar, herhangi bir mülk edinme hakları ellerinde bulunmuyor.

Toprağı islerken kullandıkları araç-gerecin bile sahibi olamayan çifçiler yalnızca kendileri değil, dünyaya getirdikleri çocukları da efendilerin malları olarak görülüyor.

Marx’a göre bu durum ,Avrupa özelinde, sanayi devrimine kadar genel olarak bu sekilde devam etti.

MARX VE SANAYI DEVRIMI

Efendiler ve köleler, feodaller ve çifçiler olarak devam eden toplumsa esitsizlik sureci sanayi toplumuyla birlikte, isçi-isveren şeklinde devam etmişti…

Karl Marx sözleri

  • Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
  • Demokrasi, sozyalizme giden yoldur.
  • İnsan gelişmesinin alanı zamandır.
  • Her şeyi sorgulayın.
  • Anlatılan senin hikayendir.

Karl Marx alıntılar

”Hiç kuşku yok ki, her ülkenin proletaryası her şeyden önce kendi burjuvasiyle hesaplaşmak zorundadır.”

İnternet Halleri sitemizin ana sayfasına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Yazar hakkında

Onur Tutuş

Merhaba, ben gazetecilik bölümü okuyan bir üniversite öğrenicisiyim. Yazmayı, okumayı, araştırmayı çok seviyorum. ''En yüce bilgi, başkalarıyla paylaşılan bilgidir.'' anlayışıyla öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir yorum yaz

Ben de yorum yapmak istiyorum!